Bir Ayda İngilizce Öğrenebilir miyim?

İngilizce öğrenmek için ne kadar zamana ihtiyacınız olacağını hiç merak ettiniz mi? Peki bir ay içinde ya da bir sonraki yurtdışı seyahatinize akıcı hale gelebilir misiniz? Bu konuda yapılan araştırmalar ve deneyimler bize bazı cevaplar verebilir!

Cambridge’e göre

Cambridge University Press tarafından hazırlanan 2018 tarihli bir rapor, İngilizce alfabesini zaten bilen, iyi öğretmenleri ve öğrenme materyalleri olan motive olmuş yetişkin öğrencilerin:

… bir CEFR seviyesinden diğerine geçmek için genellikle 100 ila 200 saatlik rehberli öğrenmeye ihtiyacı vardır. Seviyeleri yükseldikçe, bir sonrakine geçmek için daha fazla zamana ihtiyacınız olur.

“Rehberli öğrenme” derste geçirilen saat ve ödev yapma sayısı olarak tanımlanır. Bir seviyeden diğerine geçmek için gereken rehberli öğrenme saatlerinin sayısına ilişkin tahminler aşağıdadır:

Yani “Bir ayda İngilizce öğrenebilir miyim?” sorusunun cevabı büyük ölçüde hedeflediğiniz seviyeye bağlıdır. Şu anda A1 olduğunuzu varsayarsak:

  • Bir ayda derdinizi anlatacak kadar İngilizce (kabaca A2 seviyesi) öğrenmek istiyorsanız, ders almayı ve ödev yapmayı tam zamanlı işiniz haline getirmeniz gerekecek.
  • Ama, bir ayda İngilizce’yi akıcı hale getirmek istiyorsanız (kabaca B2 seviyesi), o zaman bu pek olası değildir, çünkü her hafta en az beş tam gününüzü ders alarak ve dinlenmeden ödev yaparak geçirmeniz gerekir.

Dikkate Alınması Gereken Diğer Faktörler

Ancak yukarıdaki rakamlar kesin süreler değildir. Cambridge raporu aslında dikkate alınması gereken 11 faktör daha belirtiyor. İşte en önemli bulduğumuz birkaç tanesi.

1. Öğrenme Bağlamı

Kendi başınıza mı öğreniyorsunuz yoksa bir okulda mı okuyorsunuz? Kendi ülkenizde mi yoksa İngilizce konuşulan yabancı bir ülkede mi öğreniyorsunuz? Tüm bu faktörler, İngilizceyi ne kadar çabuk öğrendiğinizi etkileyebilir.

2. Öğretim Metodolojisi

Bir öğretmenle öğreniyorsanız, öğretmeniniz daha çok dilbilgisi ve doğruluk mu yoksa iletişim ve akıcılık üzerine mi odaklanıyor? Size geri bildirim veriyorlar mı, sizi motive etmeye yardımcı oluyorlar mı ve sorularınızı yanıtlıyorlar mı?

3. Öğrenim Yoğunluğu

Haftada bir mi yoksa haftada beş kez mi ders alıyorsun? Ne sıklıkla kendi kendinize ders çalışıyorsunuz? Çok seyrek çalışmamalısın, ama aynı zamanda çokta yoğun bir çalışma maratonuna girmemelisin.

4. İngilizce ve Öğrenme Sürecine Olan İnancınız

Bir dilin havalı ve sizin için yararlı olduğunu düşünüyorsanız, bu dili öğrenmek için daha fazla motive olursunuz. Ayrıca, başarılı rol modelleri olmayan ve daha önce İngilizce öğrenmeyi başaramamış biri yerine İngilizcede ustalaşmış birilerini tanıyorsanız, sizi motive etmeleri daha da olasıdır.

5. İlk Dil

Diğer tüm faktörler eşitse, İngilizce ile daha az benzerlik paylaşan (Rusça ve Türkçe gibi) dilleri konuşanlar, İngilizce ile daha benzer olan dilleri konuşanlara (İspanyolca, Portekizce ve İtalyanca gibi) göre daha fazla mücadele etmeleri gerekecektir. Bu özellikle daha düşük seviyelerdeki öğrenciler için geçerlidir.

6. Duygular

Anadili İngilizce olan kişilerin yanında utangaç hissediyorsanız veya genel olarak İngilizce konuşurken endişeli hissediyorsanız, akıcı olmak için doğal olarak İngilizce konuşabilen birine göre daha fazla zamana ihtiyacınız olacaktır. Ama endişelenmeyin! Ustalığa giden kendi yolunuzu keşfedeceksiniz.

Sonuç

Umarız bu yazı size istediğiniz İngilizce seviyesine ulaşmanın ne kadar zaman alacağı konusunda kabaca bir fikir verir. Sadece bu sürenin, büyük ölçüde hedeflerinize, motivasyon seviyenize ve diğer birçok faktöre bağlı olduğunu unutmayın.

Başka bir deyişle, İngilizce öğrenmek için gereken tam süreyi belirlemek için basit bir formül bulunmuyor. Ve çoğumuzun acı deneyimlerden bildiği gibi, sadece derslerde oturarak akıcı olunmuyor.

Bu yüzden sihirli bir sayı aramak yerine İngilizce öğrenmenin daha iyi yollarını bulmak daha yararlı olur. Bunlardan biri de uzmanlardan yardım almaktır.

Engoo’da eğitmenlerimiz dünya çapında ki yüz binlerce öğrenciye akıcı İngilizce konuşmak konusunda yardımcı oldu. Bu yüzden, eğer kendinizi bir noktadan sonra takılıp kalmış ya da sadece birinin uygun bir fiyata size İngilizce pratik için yardım etmesini istiyorsanız, bize bir şans verin! İlk dersiniz ücretsiz, yani kaybedecek bir şeyiniz yok.