Söylediklerini Tekrar Etmeyi İstemenin 10 Kibar Yolu?

İster bir arkadaşınızla konuşuyor, ister bir iş toplantısı yapıyor ya da online bir İngilizce dersi alıyor olun, diğer kişinin ne dediğini duymadığınız zamanlar olacaktır. Onlardan kendilerini tekrar etmelerini nasıl istemelisiniz?

Ne yazık ki, çoğu İngilizce kursu ya eski moda olan (“Pardon?”) ya da bir tür çok kibar olmayan (“Excuse me!”) gibi ifadeleri öğretir.

Size yardımcı olmak için, doğal bir şekilde insanlardan kendilerini tekrar etmelerini istemek için kullanabileceğiniz 10 faydalı ifadeyi listeledik.

1. Sorry?

Ana dili İngilizce olan kişilerin her zaman “What?” dediğini duyabilirsiniz. Ancak kulağa kaba gelmeden “What?” demek beceri gerektirebileceği için pek tavsiye etmiyoruz.

Neyse ki kulağa çok daha hoş gelen başka bir kısa ifade daha var: “Sorry?” Bunu “Sorry. What did you say?”  ( “Üzgünüm, ne dedin?”) demenin kısa bir versiyonu olarak düşünebilirsiniz. 

Bir dahaki sefere birinin kendini tekrar etmesine ihtiyacın olduğunda, sadece “Sorry?” diyebilirsiniz. Günümüzde bu ifade İngilizce diyaloglarda daha basit ve daha yaygın. Bir soru sorarken yaptığınız gibi kelimenin sonunda tonlamanızı yükseltmeyi unutmayın.

2. Say that again?

Tekrar istemek için kullanabileceğiniz bir başka kolay ifade de “Say that again?” demektir. “Could you say that again?” (“Bunu tekrar söyler misin?”) demenin kısaltılmış halidir. Bu videoda nasıl kullanıldığını duyabilirsiniz:

“That” kelimesini başka kelimelerle de değiştirebilirsiniz. Örneğin:

  • Say that last part again?
    (Son kısmı tekrar söyleyebilir misin?)
  • Say your name again? I just want to make sure I know how it’s pronounced.
    (Adını tekrar söyler misin? Sadece nasıl telaffuz edildiğini bildiğimden emin olmak istiyorum.)

Ancak şunu bilmelisiniz ki “Say that again?” en iyi gündelik konuşmalarda kullanılır. Yakın olmadığınız insanlarla aşağıdaki uzun versiyonlardan birini kullanmak daha güvenlidir:

  • Sorry, could you say that again, please?
    (Üzgünüm, tekrar söyler misiniz lütfen?)
  • Would you mind saying that again?
    (Tekrar söylemenin bir sakıncası var mı?)

3. What was that?

“What was that?, “What?” gibidir ancak daha kabadır. “Az önce söylediğin şey neydi?” anlamına gelir. Aşağıdaki videoda bir kadının “Sorry, what was that?” dediğini görüyoruz. Tonlamasına özellikle dikkat edin.

4. What did you (just) say?

“What did you say?” (Ne dedin?) ve “What did you just say?” (Az önce ne dedin?) İnsanlardan kendilerini tekrar etmelerini istemek için kullanabileceğiniz diğer iki kullanışlı İngilizce ifadelerdir.

  • Sorry, what did you say? I didn’t hear.
    (Üzgünüm, ne dedin? Duymadım.)
  • I’m sorry. What did you just say? There was some noise in the background.
    (Üzgünüm. Az önce ne dedin? Arka planda biraz gürültü oldu.)

Unutmayın! Yanlışlıkla agresif görünmemek için bunu arkadaşça bir ses tonuyla söylediğinizden emin olun.

5. … what?

“What?” demenin başka bir alternatifi. önce diğer kişinin söylediklerinin bir kısmını tekrarlamak ve ardından tıpkı aşağıdaki örnek konuşmadaki gibi “what” demek.

Ayrıca “when”, “where” ve “who” gibi diğer soru sözcüklerini de bu şekilde kullanabilirsiniz.

  • You’re going where this afternoon?
    (Bu öğleden sonra nereye gidiyorsun?)
  • She’s talking to who right now?
    (Şu anda kiminle konuşuyor?)

“What” en çok yönlü soru kelimesidir, çünkü onu isim olmayan kelimeleri değiştirmek için de kullanabilirsiniz. Örneğin, aşağıdaki örnek diyalogda bir fiilin yerini almıştır:

Ayrıca, bu örneğin gösterdiği gibi, “… what?” İnsanlardan daha önce duymadığınız ve yazmak isteyebileceğiniz bir kelimeyi tekrar etmelerini istemek için harika bir yoldur. Bir dahaki sefere sohbet ederken arkadaşınızın veya online İngilizce eğitmeninizin belirli bir kelimeyi tekrar etmesini istiyorsanız, bu seçeneği deneyebilirsiniz.

6. I didn’t get that.

“I didn’t get that”, “Ne dediğini duymadım” demenin başka bir yoludur.

  • I’m afraid I didn’t get that.
    (Korkarım bunu alamadım.)
  • Sorry, I didn’t get the last bit. Say that again?
    (Üzgünüm, son kısmı alamadım. Tekrar söyler misin?)

“get”in neden “almak” anlamına geldiğini anlamıyorsanız, şöyle düşünün. Arkadaşınız size bir doğum günü hediyesi gönderirse, birkaç gün sonra sizi arayıp “Henüz almadınız mı?” Diye sorabilirler.

Hepimizin bildiği gibi, paketler bazen kapınıza gelmek yerine kargoda kaybolur. Benzer şekilde, bir başkasının söylediği sözler her zaman kulağınıza ulaşmaz. Bu yüzden İngilizce konuşanlar “I didn’t get that” (Alamadım) derler.

7. I didn’t catch that.

“I didn’t catch that”, (Yakalayamadım) “I didn’t get that.” demenin başka bir yoludur. Neden “yakalama”nın kullanıldığına dair bir fikir edinmek için, birinin size bazı kelimeler “attığını” ve sizin onları kulağınızla “yakalayamadığınızı” hayal edin.

Aşağıdaki röportajda kullanılan bu ifadeyi görebilirsiniz. Kadının “I didn’t catch that.” dediğinde nasıl öne eğildiğine dikkat edin.

8. I missed that.

“I missed that” (“Bunu kaçırdım”) bir şey duymadığınızı söylemenin başka bir yoludur.

  • Would you mind repeating yourself? I missed the last bit.
    (Tekrar eder misiniz? Son kısmı kaçırdım.)
  • Sorry, I missed that.
    (Üzgünüm, kaçırdım.)

9. I’m not sure I heard correctly.

“I didn’t hear you” demek yerine, kişiyi doğru duyup duymadığından emin olmadığını da söyleyebilirsin. Bu aynı zamanda daha resmi durumlarda kullanabileceğiniz bir ifadedir.

  • I’m not sure I heard correctly. Could you repeat the question, please?
    (Doğru duyduğumdan emin değilim. Soruyu tekrarlar mısınız lütfen?)
  • I’m not sure I heard the last part correctly. You were saying that he wanted to quit his job?
    (Son kısmı doğru duyduğumdan emin değilim. İşinden ayrılmak istediğini mi söylüyorsun?)

10. Could you tell me again … ?

Bazen insanların konuşmada daha önce söyledikleri bir şeyi tekrar etmelerine ihtiyaç duyarsınız. Bu durumda, Could you tell me again … ?” (… bir daha söyler misin?) kullanabilirsiniz.

  • Could you tell me again why you chose to move to Germany?
    (Neden Almanya’ya taşınmayı seçtiğinizi tekrar söyler misiniz?)
  • I know you already mentioned this, but could you tell me again how they met?
    (Bundan daha önce bahsettiğinizi biliyorum ama nasıl tanıştıklarını tekrar anlatır mısınız?)

Bonus: İnsanlardan Yine Kendilerini Tekrar Etmelerini Nasıl İsteyebiliriz?

Bazen birinden kendini tekrar etmesini istersin ama yine de onları anlayamazsın. İşte bu durumda kullanabileceğiniz bazı ifadeler.

  • Sorry, one more time, please.
    (Üzgünüm, bir kez daha lütfen.)
  • Sorry, I missed that again. Could you repeat that one more time, please?
    (Üzgünüm, yine kaçırdım. Bunu bir kez daha tekrarlar mısınız lütfen?)
  • I’m so sorry. The noise is making it difficult for me to hear you. Could you say that again?
    (Çok üzgünüm. Gürültü sizi duymamı zorlaştırıyor. Tekrar söyler misiniz?)
  • Clearly, I need to get my ears checked! Would you mind repeating that for me, one last time?
    (Açıkçası kulaklarımı kontrol ettirmem gerekiyor! Bunu benim için son bir kez tekrarlar mısın?)

Unutmayın: Ne kadar çok konuşma pratiği kazanırsanız, insanlardan kendilerini tekrar etmelerini o kadar az istersiniz. Engoo’ya katılın, profesyonel öğretmenlerimizle bire bir dersler almaya başlayın ve İngilizce konuşma becerilerinize ihtiyaç duydukları desteği verin!